21 Ekim 2010 Perşembe

bakışaçısı

Gökyüzü senin için bir pencereden ibaret.Ama unutma ki altında yaşadığımız kocaman bir gökyüzü var uçsuz bucaksız.Sen sadece o küçük  pencerenden görebiliyorsun.Gördüğün kadar küçük sanıyorsun gökyüzünü.Bilmiyorsun derinliğini,elini uzatsan dokunacakmışsın gibi geliyor.Sanki pamuk bulutları avuçlayabilecekmişsin gibi..
Keşke bazen her şey o kadar yakın olsa bize bir el uzatma mesafesinde ya da hayatı küçük bir pencereden görmek yetse bize..Farkedebildiğimiz derinlik kadar yüzeysel olsa her şey.
Ama ne gökyüzü o kadar küçük ne de bize o kadar yakın...
Sen gökyüzünün büyüklüğünü farkedemiyorsun ve gökyüzü için o kadar küçüksün ki...
İnsanlar için olduğumuz boyutlarımızdayız ama bir çok insan için sadece hissedebildikleri kadardır duygularımız..
Gökyüzü kadar sonsuz hisler olsa da içimde baktığın pencere kadardır senin için. Ne kadar derin olsa da elini uzatabildiğin kadar uzaktır sana.Eline aldığını düşünürken aslında hiç ulaşamamışsındır,yaklaşamamışsındır bile...
Balonların ipleri uzunluğunda yükselirler gökyüzünde ve pencerenden sınırlı sayıda balon uçurabilirsin sadece..
Hangi balonunu uçuracağının kararını vermek zordur senin için.Çünkü senin gökyüzünü görebilmen için sadece küçük bir penceren vardır..
Balonların renk renktir.Mutluluk,hüzün,sevgi,saygı,aşk,merhamet niceleri vardır belki elinde ama penceren yetmez hepsine.
Keşke kendini küçük dünyandan çıkarabilsen ve gökyüzünü olabildiğince algılayabilsen..Uçurabilsen balonlarını renk renk,sonsuzluğu,derinliği algılasan..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder